Kelebek Sohbet Programı

Ağustos 21st, 2010

Kelebek Sohbet Programı Özellikleri

Yapımcı Firma: GBT Bilişim

Boyut: 1.6 mb

Dili: %100 Türkçe

Bağlı Olduğu Sunucu: IRC SiberChat.Net

Açıklama: Kelebek Sohbet Programı, Kullanıcılarına rahat ve güvenli bir chat sohbet imkanı sunmaktadır. Türkçemirc sadeliği ve göze hoş gelen tasarımı ile sizi tatmin edecek bir program.

Programı Download Etmek için BURAYA veya yukardaki Resme tıklayınız.

Türkçe mIRC Programı

Ağustos 21st, 2010

Türkçe mIRC Programı Özellikleri

Yapımcı Firma: GBT Bilişim

Boyut: 1.6 mb

Dili: %100 Türkçe

Bağlı Olduğu Sunucu: IRC SiberChat.Net

Açıklama: Türkçe mirc programı, Profosyonel mirc kullanıcıları icin özenle türkçeleştirilmiştir. Kaliteli ve güvenli bir chat yapmanız icin çeşitli virüs programları tarafından taranmıştır ve içeriğinde bilgisayarınıza zarar verebilecek hic bir materyal bulunmamaktadır. Kaliteli ve Huzurlu Sohbet için Doğru yerdesiniz.

Programı Download Etmek için BURAYA veya yukardaki Resme tıklayınız.

NBA ‘da Lovakt Sonrası

Kasım 28th, 2011

NBA’in açıklamasına göre, oyuncular sendikası ve takım sahipleri arasında toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından sonra başlayacak yeni sezonda, final haziran ayı sonunda oynanacak.

Anlaşmada öngörüldüğü gibi bu sezonun 25 Aralık’ta başlaması halinde, normalde haziran ortasında sona eren NBA play-offlarının, 26 Haziran’da bitebileceği belirtiliyor.

Anlaşmanın imzalanması halinde, 2011-2012′de normal sezon 26 Nisan’da sona erecek ve play-off’lar 28 Nisan’da başlayacak. Normal sezonda her takım 66 maç yapacak. Takımlar kendi konferanslarındaki takımlarla 48, diğer konferanstaki takımlarla 18 maç yapacak.

2011-2012 sezonunda daha önceki sezonlarda olmayan bir uygulamaya gidilecek ve normal sezonda, her takım en az bir kez olmak üzere 3 gün üst üste maç yapacak.

Takvimle ilgili bazı değişikliklerin ise anlaşmanın resmileşmesinden sonra kesinlik kazanacağı belirtiliyor. Takvimin hem sendika hem de takım sahipleri tarafından onaylanması gerekiyor.

NBA’de özellikle oyuncu maaşları ve NBA gelirlerinin paylaşılması konusunda takım sahipleriyle oyuncular arasındaki anlaşmazlık nedeniyle 1 Temmuz’da lokavta gidilmişti. Görüşmelerde anlaşma sağlanamaması üzerine kasım ayındaki 221 maçın tamamı iptal edilmişti.

Taraflar, önceki gün lokavtın sona ermesi konusunda sözlü anlaşmaya varmıştı.

KarabükSpor 1 BursaSpor 0 suanki skor

Kasım 28th, 2011

suanda maç devam etmektedir. maç sonucu maç bitiminde sizlere bildirilecektir.

Spor Toto Super Lig 2011 – 2012 Sezonu 12.hafta karşılaşmasında karabükspor, Bursaspor’u konuk ediyor. Shelton’ın 35. dakikada attığı golle ev sahibi karabükspor öne geçti: 1-0

Bakan Ömer dinçer’den önemli açıklamalar-2

Ağustos 21st, 2011

Milli Eğitim Bakanlığı’nda, şu sıralar harıl harıl toplantılar yapılıyor. Brifingler alınıyor, kadrolar tanınıyor, sorunlar tespit ediliyor. Görünen o ki, bir süre daha bu böyle devam edecek. Çünkü Bakan da, müsteşar da eğitim camiasına ve eğitimin sorunlarına çok uzak. Bunu dezavantaj olarak görenler olabilir. Ama Bakan Dinçer, bunun bir avantaj olduğu kanısında…

Dinçer’in yol haritasında ilk durak, dün de belirttiğimiz gibi öğretmenler. Bu konuda, eğer uzun süre görevde kalırsa köklü reformlar yapacağı kesin. Üzerinde ciddiyetle durduğu ikinci önemli konu ise bilişim reformu. Yani akıllı tahtalı, tablet bilgisayarlı, sanal eğitim devrimi. Bu konuda kararlı görünüyor.

“Bunu nasıl başaracaksınız? Bilişim Teknoloji sınıflarını kapatarak, bilgisayar derslerini kaldırarak, yeni bilişim sınıflarına ihtiyacımız yok diyerek mi?” sorusunu yönelttiğimizde, yüzü biraz düştü. Her ne kadar hiçbirisi de kendisiyle alakalı olmasa da, olup bitenlere mana ve ihtimal vermese de, söz konusu krizi anında çözdü.

Hemen ilgili genel müdürlükleri arayıp, öğretim yılı açılmadan bilişim sınıflarının gözden geçirilmesini, sürekli açık tutulmalarını, başlarında ilgili öğretmenlerin bulunmasını ve öğrencilerin ders dışı saatlerinde de bu bilgisayarları istedikleri zaman kullanabilmeleri talimatı verdi. “Yazılım var mı, öğretmenler bu konuda yeterince donanımlı mı, daha fazla bilişim öğretmeni alınacak mı? İş sadece her öğrenciye tablet bilgisayar vermekle bitecek mi?” diye sorduğunuzda, nasıl zor bir işe soyunduğunu görse de hiç bozuntuya vermedi.
Belli ki zor işleri seviyor. Böylesi anlarda, hemen bir önceki bakanlığı dönemindeki çok daha zor projeleri anlatıp, altından nasıl kalktıklarını ve nasıl mutlu sona ulaştıklarını anlatıyor. Onların referans olarak kabul edilmelerini istiyor.

Teknoloji donanımlı sanal eğitim konusunda eli çok güçlü gibi gözükmese de, şubata kadar işleri toparlayacağı kesin.

Başbakanlık Müsteşarı olduğu dönemde ve sonrasında bürokrasiyle iyi diyalog kurmuş. Hangi konuda nereden ve kimden destek isteyeceğini kafasında iyice kurgulamış, gerisi uygulamaya kalmış ki, bunu da başaracağına inanıyor.

Sınav sistemi değişecek mi?

Velilerin yaz tatilini zehir eden kayıtlar ve öğrencilere çocukluklarını unutturan giriş sınavları da Bakan Dinçer’in öncelikli gündem maddeleri arasında. Kontenjanların neden dolmadığı sorusuna cevap arıyor. Anadolu liseleri ve kolejler sınavının birleştirilmesine karşın, tercih ve kayıtların neden ayrı ayrı yapıldığına anlam veremiyor. Üzerinde ciddiyetle durduğu diğer bir konu ise, okul başarı puanının giriş sınavlarına eklenmesinin getirisi ve götürüsü. Görünen o ki önümüzdeki yıl, fen ve anadolu liseleri ile kolejlere girişte, öğrenciyi, veliyi ve sistemi rahatlatacak bir dizi önlemler alacak.
Kafasında şekillenmiş düşünceler var ama “Muhataplarıyla görüşmeden karar vermek doğru olmaz” diyor. “Ani kararlar alıp, bir süre sonra onları revize etmektense, üzerinde iyice çalıştıktan sonra kalıcı kararlar almak daha doğru olur” görüşünde.

KPSS kaldırılacak mı?
Öğretmenlerin en büyük baş ağrısı Kamu Personeli Seçme Sınavı KPSS, kaldırılacak mı diye sorduk. “Kesinlikle böyle bir düşüncemiz yok. Ama her öğretmenin kendi alanıyla ilgili soruların da yer alacağı ek sınavlar yapılabilinir. Yapılmalı da” cevabını verdi hiç düşünmeden. “Peki, bu değişiklik önümüzdeki yıl için geçerli mi? Örneğin öğretmen adayları dershaneye gidelim mi, gitmeyelim mi diye tereddüt içerisindeler. Sizin vereceğiniz kararı bekliyorlar” sorusunu yönelttiğiniz de, yine kesin tarih vermekten kaçtı. Şimdiden ne söylense erken diyor. Ama altı ay içerisinde bu konuda bir karar sürecine gelineceğini de altını çizerek vurguluyor…

40 yaş sınırı
Başarısız oldukları için değil, o branşta alım yapılmadığı için 8, 10 yıldır atanamayan öğretmenler var. Üniversiteye geç girip, biraz da uzattılarsa, 40 yaşına dayanmış oluyorlar ve bu da MEB üzerinde baskı oluşturuyor. Önleri açılır mı diye sordum. Gençlerin tepkisini alırız dedi. Peki, emekliliğini hak edenlerin hâlâ göreve devam ediyor olmaları da gençleri rahatsız ediyor, onların erken emeklilikleri gündeme gelir mi? dediğimizde de yine enine, boyuna düşünmeden karar vermenin doğru olmayacağını hatırlattı.

Eğitim yaz-boz tahtası mı?
Ak Parti’nin 10 yıla yaklaşan iktidarı döneminde bazı bakanlıklar hiç el değiştirmedi. Örneğin Sağlık, örneğin Ulaştırma Bakanlığı. Her iki alanda da büyük reformlar gerçekleşti. Ama eğitimde Dinçer, dördüncü bakan. Aynı parti iktidarı olmasına karşın, bir bakanın yaptığını diğeri bozdu ve radikal değişiklikler oldu.
Belki de bu yüzden olsa gerek yeni bakan, kendinden sonra gelen bakanların değiştireceği kararlar almak istemiyor. Az da olsa kalıcı işler peşinde. Peki, bunu başarabilir mi? Bunu da zaman gösterecek…

Gelişimi zayıf öğrencilerin kaydı ertelenebilecek

Ağustos 21st, 2011

Milli Eğitim Bakanlığı yetersiz beslenme nedeniyle büyümesi yavaşlayan çocukların birinci sınıfa kaydının bir yıl erteleneceğini açıkladı
Somali’deki açlığa karşı Türkiye’de yardım kampanyaları yürütülürken, Milli Eğitim Bakanlığı’nca yayımlanan bir yazı, “yetersiz beslenme dolayısıyla” ilköğretim çağına geldiği halde okula başlayamayacak durumdaki çocukları gündeme getirdi. MEB’den okullara gönderilen yazıda, “bedensel gelişimini tamamlayamayan çocukların ilköğretime kayıtlarının bir yıl ertelenebileceği” açıklandı. Buna göre; dengesiz, yetersiz beslenme dolayısıyla yaşıtlarına göre boy ve kilo artışı yavaşlayan çocuklar ya okul öncesi eğitime devam edecek ya da birinci sınıfa kayıtları bir yıl ertelenecek.

MEB İlköğretim Genel Müdürü Ahmet Murat Altuğ imzasıyla 15 Ağustos 2011’de yayımlanan yazıda İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 15’inci maddesindeki, “İlköğretim okullarının birinci sınıfına, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Yaşça kayıt hakkını elde eden ancak bedenen yeterince gelişmemiş olan çocuklar, velisinin yazılı isteği üzerine okul öncesi eğitim kurumlarına devam edebilir veya kayıtları bir yıl ertelenebilir” ifadesi hatırlatıldı.

Kaçırılmaya karşı önlem
Okul öncesi ve ilköğretime yeni kayıt yaptıran öğrenciler için uyum programının 12-16 Eylül arasında yapılacağı bildirilen yazıda, ayrıca çocuklara kaçırma girişimlerine karşı tanımadıkları kişilerle konuşmamaları gerektiğinin anlatılacağı da belirtildi.

Öğretmene Kılıçdaroğlu cezası

Ağustos 21st, 2011

Anaokulu öğretmenni 12 Haziran seçimleri öncesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı açılışa öğrenci velilerine davette bulunduğu için kınama cezası aldı.
Atıksu arıtma tesisi için çağrıda bulunan öğretmen “Çocukların biliçlenmesi için çağrıda bulundum. Kılıçdaroğlu’nun geleceğini öğrenince iptal yazısı yolladım” dedi.

Antalya’da Muratpaşa İlçesi’nde bulunan Milli Eğitim’e bağlı Ayten Çağıran Anaokulu’nda görevli öğretmen Devrim Songül Alkaya hakkında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2 Nisan 2011 tarihinde açılışı yapılan Atıksu Arıtma Tesisleri’ne çocuklarını bilinçlendirme amaçlı götürmeleri yönünde velilere yaptığı duyuru nedeniyle soruşturma açıldı. Açılışı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapması ve 12 Haziran seçimi öncesi böyle bir davetin olması üzerine Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü’nce öğretmen Alkaya hakkında soruşturma başlatıldı. Müfettiş soruşturması sonucu öğretmene verilen 30’da 1 oranındaki maaş kesme cezası, olumlu sicili gözönünde bulundurularak kınama cezasına çevrildi. Kılıçdaroğlu’nun açılışını yaptığı atıksu tesislerinin açılışı için velilere çocukları ile birlikte okulun çevre projesi kapsamında katılmaları tavsiyesinde bulunan anaokulu öğretmeni Alkaya, kınama cezasının dışında görev yaptığı okulundan da Mehmetçik İlköğretim Okulu’na atandı.

“KILIÇDAROĞLU’NDAN HABERİM YOKTU”

Hakkında açılan soruşturmaya karşı yaptığı yazılı savunmada anaokulu öğretmeni Devrim Songül Alkaya, açılışa bir siyasi liderin katılacağına yönelik bilgileri olmadan eğitim çalışması kapsamında velilerin çocuklarını açılışa götürmelerini tavsiye ettiklerini söyledi. Törenden kısa süre önce Kılıçdaroğlu’nun katılacağını öğrendiğini ve velilere ’etkinlik iptal’ yazısı gönderdiğini kaydeden Alkaya, bir öğretmen olarak siyaseti değil eğitimi düşündüğünü ve bu çalışmaları neticesinde Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜRÇEV) Eko-Okul Projesi kapsamında ikinci yeşil bayrak ödülünü de kazanmalarının bunun en büyük göstergesi olduğunu dile getirdi.

Anaokulu öğretmeni Devrim Songül Alkaya’nın okulda koordinatörlüğünü üstlendiği ve TÜRÇEV’in katkılarıyla 4 yıldan bu yana yürütülen uluslararası bir proje olan Eko-Okul projesi kapsamında ilk iki yıllık çalışma sürecinde geri dönüşümlü atıklar veliler ile birlikte ayrıştırılarak okul kumbarasında toplandı ve Muratpaşa Belediyesi’nin desteğiyle gerekli merkezlere ulaştırıldı. Bu süreçte öğrencilere atık ayrıştırma merkezlerine yönelik geziler düzenlenirken, çalışma başarılı bulunarak okul yeşil bayrakla ödüllendirildi. Projenin ikinci aşamasının konusu ise atıksu arıtma tesisleri olarak belirlendi. TÜRÇEV ile işbirliğinin devam ettirildiği çalışma planı kapsamında, açılışı yapılan atıksu tesisine gezi planlanmıştı.

EĞİTİM-SEN YARGIYA TAŞIDI

Öğretmen Alkaya’nın üyesi olduğu Eğitim- Sen Antalya Şubesi’nce, verilen ceza ve sürgünün hukuka ve demokratik işleyişe aykırı olduğu gerekçesiyle, verilen cezaların iptali için yargıya başvuruldu.

Öğretmenin buradaki amacının öğrencilerin çevre bilincini geliştirmek olduğunu belirten Eğitim- Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün açılış için öğretmeni Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingine velileri yönlendirmekle suçlayıp kınama ve sürgünle cezalandırmasının hukuka ve demokrasinin işleyişine aykırı olduğunu söyledi. Eğitim- Sen’in İl Disiplin Kurulu’na yaptığı itirazın da reddedildiğini kaydeden Sönmez, sendika olarak konuyu yargıya taşıdıklarını belirterek, “AKP her mitingine bütün kamu çalışanlarını çağırmaktadır. Okul idarecilerini telefonlarla mitinglere yönlendirmektedir. Buna rağmen amacı sadece çevre bilinci aşılamak olan üyemize bu cezaların verilmiş olması diktatörlük rejimlerinde görülebilecek bir uygulamadır. Eğitim Sen olarak konuyu takip ediyoruz” diye konuştu.

2011 LYS yerleştirme sonuçları açıklandı

Ağustos 21st, 2011

Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) göre üniversiteye yerleştirme sonuçları açıklandı. LYS sonuçlarını öğrenmek için tıklayınız…Sınavda 597 bin 508 aday lisans ve önlisans programıyla üniversitelere yerleştirildi.

LYS sınav sonucunuzu öğrenmek için alttaki linke tıklayabiliriniz
LYS SINAV SONUÇLARIN ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, Lisans Yerleştirme Sınavı’na giren 1 milyon 688 bin 804 aday arasından 1 milyon 58 bin 152′sinin tercih yaptığını belirterek, “345 bin 41′i lisans, 252 bin 467′si önlisans olmak üzere toplam 597 bin 508 aday üniversitelerin yükseköğretim programlarına kaydolma hakkını kazanmıştır” dedi.

Yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Demir, sınavsız geçiş hakkı bulunan adayların başvurularıyla 27 Mart 2011′de yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın ardından 18-19, 25-26 Haziran 2011 tarihlerinde yapılan Lisans Yerleştirme Sınavları sonucunda, yükseköğretim programları için öğrenci seçme ve yerleştirme sürecinin tamamlandığını bildirdi.

2011-2012 öğretim yılında 2011-ÖSYS merkezi yerleştirme ile yükseköğretim programlarına kayıt yaptırmaya hak kazanan adayların belli olduğunu söyleyen Demir, “Yerleştirmeler, sınava giren adayların sınavlarda aldıkları puan ve tercihleri ile sınavsız geçiş hakkı bulunan adayların tercihleri doğrultusunda yükseköğretim programlarının kontenjanlarına göre gerçekleştirilmiştir” dedi.

Sınava giren 1 milyon 688 bin 804 aday arasından 1 milyon 58 bin 152′sinin tercih yaptığını belirten Demir, bu kapsamda, yükseköğretim kurumlarının örgün eğitim/öğretim programlarında 378 bin 693 lisans, 277 bin 248 önlisans olmak üzere toplam 655 bin 941 kontenjan için tercih yapılmış, 345 bin 41′i lisans, 252 bin 467′si önlisans olmak üzere toplam 597 bin 508 aday üniversitelerin yükseköğretim programlarına kaydolma hakkını kazanmıştır. Bu yerleştirme sonucunda 58 bin 433 kontenjanın boş kaldığı görülmektedir” diye konuştu.

”ENGELLİ ADAYLARDAN BİN 229′U BİR ÜNİVERSİTEYE GİRME HAKKINI KAZANMIŞTIR”

Açık öğretim programlarına ise 87 bin 138 lisans ve 104 bin 521 önlisans olmak üzere toplam 191 bin 659 aday yerleştirildiğini belirten Demir,Türkiyegenelinde kontenjanların yüzde 91′inin doldurulduğunu, geri kalan yüzde 9′luk boş kontenjanın ek yerleştirme ile doldurulacağını söyledi.

Devlet üniversitelerinin kontenjanlarının yüzde 95′ine, vakıf üniversitelerinin ise yüzde 78′ine yerleştirme yapıldığını ifade eden Demir, engelli olarak müracaat eden toplam 2 bin 694 adaydan bin 229′unun bir üniversiteye girme hakkı kazandığını ifade etti.

ÖSYM Başkanı Demir, 8 bin 381 okul birincisi adaydan 6 bin 912′sinin üniversitelere yerleştirildiğini ifade ederek, bu adayların yaklaşık yüzde 18′inin üniversiteye giremediğini kaydetti.

Daha önce bir yükseköğretimi bitirdiği halde tekrar sınava giren 74 bin 285 adaydan sadece 24 bin 492′sinin yeniden üniversitelere girebilme şansı yakaladığını bildiren Demir, şöyle konuştu:

“Sınava iki veya daha fazla defa giren, ancak önceki yıllarda bir yükseköğretim programına yerleşmemiş 518 bin 241 adaydan 283 bin 467′si bu yıl üniversitelere girme hakkını kazanmıştır. Daha önce bir yükseköğretim programına kaydolmuş olan 398 bin 487 adaydan 125 bin 824′ü tercihleri doğrultusunda yeni yükseköğretim programlarına yerleşmişlerdir.”

”KIZLAR DAHA BAŞARILI”

Demir, 2011-ÖSYS’ye başvuran 1 milyon 759 bin 998 adayın 789 bin 167′sinin üniversitelere kayıt olabilme şansı elde ettiğini ifade ederek, “Bunlardan lisans programına 345 bin 41 aday yerleştirilmiş diğerleri ise açıköğretim önlisans programları veya sınavsız öğrenci kabul eden programlara kayıt yapmaya hak kazanmışlardır” diye konuştu.

“Yerleştirme sonuçları 2011-ÖSYS’ye başvuran adayların yaklaşık yüzde 45′inin üniversitelere kayıt olabileceğini göstermektedir” diyen Demir, sınavlarda kız adayların erkek adaylara göre daha başarılı olduğunun görüldüğünü kaydetti. Demir, kız adayların yüzde 48′inin, erkek adayların ise yüzde 42′sinin üniversiteye girmeyi başardığını söyledi.

2011-ÖSYS’ye başvuran 5 bin 583 lise birincisi kız adaydan 4 bin 695′i üniversiteye girerken, lise birincisi 2 bin 798 erkek adaydan 2 bin 217′sinin üniversiteye kayıt yapma hakkını elde ettiğini vurguladı.

”ANADOLU, FEN, SOSYAL BİLİMLER VE ÖĞRETMEN LİSELERİ BAŞARILI”

Demir, ”Okul bazındaki değerlendirmeye göre ise başvuran adaylardan Anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve öğretmen liseleri mezunlarının yüzde 60 ve daha fazlası üniversitelere yerleşirken, akşam ve güzel sanatlar lisesi mezunlarından sadece yüzde 25 veya daha azının üniversiteye girebildikleri görülmektedir” diye konuştu.

Prof. Dr. Demir, üniversitelere kayıt hakkı kazanan adayların dağılımının il bazında incelemesinde ise Antalya, Bilecik, Burdur, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ ve Yalova illerinden başvuran adayların yüzde 50 ve üzerindeki adayın üniversiteye yerleştirildiğini ifade etti.

Üniversitelerdeki kayıtlar yapıldıktan sonra boş kalan kontenjanlar için ek yerleştirme yapılacağını belirten Demir, adayların bu konudaki gelişmeleri ÖSYM’nininternetsitesinden takip edebileceklerini söyledi.

Üniversitede okuma hakkı kazanan tüm adaylara öğrenim hayatları boyunca başarılar dileyen Demir, başta sınavlarda görev alan öğretim üyesi ve öğretmenlerimiz olmak üzere, sürecin sorunsuz tamamlanmasına katkı sağlayan tüm sınav görevlileri ve ÖSYM çalışanlarına teşekkür ederim” diye konuştu.

ADAM GİBİ YAŞA ADAM GİBİ ÖL

Ağustos 21st, 2011

Adam olmak erdemidir insanın
Adam gibi yaşa adam gibi öl
İnsanlığa ışık tutsun yaşamın
Adam gibi yaşa adam gibi öl

Mertçe yaşa onur varsa mayanda
Kötülere olma sakın payanda
Yaptıkların iz bıraksın duyanda
Adam gibi yaşa adam gibi öl

Haklı ile haksızları bir tutma
Çıkar için insanları uyutma
Kötülükten fayda gelmez unutma
Adam gibi yaşa adam gibi öl

İnsanları hor görerek ayırma
Yaşamında kimseleri kayırma
Kursağını haram ile doyurma
Adam gibi yaşa adam gibi öl

Sevgi olsun donanımın kuşamın
Bilgi ile aydınlansın akşamın
Kimliğinin aynasıdır yaşamın
Adam gibi yaşa adam gibi öl

Yılmaz adın saygı görsün her yerde
Her eylemin ilaç olsun bir derde
Aman verme şerefsize namerde
Adam gibi yaşa adam gibi öl

İYİ Kİ

Ağustos 21st, 2011

Nefesinde saklı lodos
Hadi üfle, denizi dalgalandırsın
Melali uzaklaştırsın tek bir soluk
Ve Sen, esrik manaların içindeki neş’e!

Bugün
Kırgınlıkları uçurdum
Ve mezar ellere sakladım elvedayı
Susturdum duvarları
Unuttum yokuş başında vurulma günlerini

Bugün sen
Gök kuşağısın bin bir renkli,
Yürek şehrinin.
İsmin yeter kuşların dansına
Aklım seyrelir, açtım gözlerimi bir masala
Uzak alabora aşklar, yitikler
Su değirmenleri etrafın, firak öğüten
Havada çılgınca bir mavilik, senden çalıntı
Dudağımda ıslık, katre-i umuttan kalıntı

Bugün senin günün!
Sağanak yağsa da yokluğun mısralara,
Bugün sen
Sen bugün

Dile ne dilersen!
Işık mıdır dileğin?
Akdeniz mi?
Yoksa bir kuş olup bulutları yarmak mı?
Hadi dile, yeminlerim sürüklenen bir ayyaş.
Yokluğuna, tetiğini çektim şiirin

Dile ne dilersen, gök sonsuz mavi sonsuz
Bugün sen/in, dileklerin benim
Göğsüme sinmiş ıtır kokulu gölgen
Uçurumdan düştü bugünlüğüne “git”
Kınında uyusun eskimiş ayrılık sözleri

Toprağın teninde yalpalana dursun dün
Kurşun olup göğsümden vuran “bugün” senin
Bulutlar senin, gök senin
Üzerinden geçeceğin nehir senin, mavi senin
İyi ki doğdun
İyi ki doğdun bugün…

Gurbetin Çanları

Ağustos 21st, 2011

Şimdi sensizliğe vuruyor çanlar
Rüzgâr hasreti soluyor gönül pencereme
Yokluğuna yırtılıyor gurbet

Dudaklarını arzuluyorum
Duru su gibi içime akan
Islaklığını…

Bir gül kokluyorum
Nur doluyor içime
Senin niyetine bir şarkı dinliyorum

« gurbette sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün »

Yalnızlığıma ağlıyor bir mum karanlığa
Üşüyor sen yanım… Titriyor
Seni istiyorum… Seni sevgilim

« Efsanem » dediğinde
Orda çırpınışı geliyor aklıma dalgaların
Baktıkça denizi içtiğim gözlerin geliyor aklıma

Ne çakıl taşı, ne de midye topla sahilde
Papatyalı elbiseni de giyme
Saçlarını belik de yapma
Gözlerine sürme çekme
Oturduğumuz o bankta oturup
İskeleye gelip giden vapurları da seyretme
Martılara simit de atma

Sadece o şarkıyı dinle
Kanayana kadar ısır dudaklarını
Kanayana kadar ısır dudaklarını sevgilim…

Ay ve Yıldız

Ağustos 21st, 2011

Adı geceydi,soyadı gökyüzü,
İki gece sevdalısı, ay ve yıldızı’dı onlar,
Gece gökyüzüne bakan, aşıklara hayal kurduran.
Ay ve yıldız’dı onlar.
Bir gece ansızın,bir kanpıhtısı üzerine simge vuran
Onlar’dı destanlara şahitlik yapan,
Ve Onlardı,bir gece Mehmet Akife İstiklal Marşını yazdıran.